kredi derecelendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kredi derecelendirme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Kasım 2012 Pazartesi
Gözünü Türkiye Pazarına Dikti
Geçtiğimiz sene Türkiye'ye yaptığı cari açık uyarısı nedeniyle hükümet cephesinden aldığı eleştirilerle gündeme gelen Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch, hafta içinde Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çekerek diğer kurumlardan önce davrandı.
Dün ilk kez Türkiye'de gerçekleştirdiği Türkiye'nin Kredi Görünümü adlı seminerde konuşan FitchTürkiye Genel Müdürü Gülcan Ustay'ın, ilerleyen yıllarda toplantıların devamının geleceğini açıklaması ''Fitch, not kararıyla Türkiye'ye girdi'' yorumlarına neden oldu.
Kuliste konuşulanlara göre, öncesinde Türkiye'de yıllık toplantı düzenlemeyen kurum, bundan sonra Türkiye pazarında daha aktif bir şekilde yer alacak.
Suriye Toleransı
Piyasada ağırlıklı olarak not görünümünü durağandan pozitife çekileceği beklentisine karşılık Fitch'den 8 Kasım öncesi gelen not artışı sürpriz olarak
karşılanmıştı.
Dün toplantıda konuşan Fitch Avrupa ve Ortadoğu Bölge Sorumlusu Ed Parker'ın Suriye riskinin altını çizerek Suriye'deki durum için kredi notunda bir tolerans gösterildiği açıklamasında bulundu.
İki yıl içerisinde Türkiye'nin notunu değiştirmeyi düşünmediklerini kaydeden Parker, en büyük endişelerinin Suriye riski olduğunu ve öngörülmeyen değişiklikler olması durumunda notu 1-2 yıldan önce değiştirebileceklerini ifade etti.
Parker, kararlarının diğer not şirketlerini de etkilemesini beklediklerini belirtti.
Ekonominin Güçlü Yapısına Vurgu Yaptı
5 Kasım’da Türkiye’nin kredi notunu ”yatırım yapılabilir” seviyeye çıkaran uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fith, Türkiye ekonomisine dair açıklamasında, özellikle ekonominin güçlü yapısına ve global şoklara karşı direnç artışına vurgu yaparken, ”Ülkenin kamu finansmanı kilit gücü oldu. Düşük bütçe açığı ve borç dinamikleri olumlu. İşsizlik son 11 yılın en düşük oranı” ifadelerini kullanmıştı.
Fitch açıklamasında, ”Not artırımı kısa dönemde makrofinansal risklerin gevşemesi ve devletin azalan borç yükünü yansıtıyor. Türkiye ekonomisi diğer yatırım yapılabilir seviyedeki ülkelerden daha volatil kalacak. Türkiye’de kamu maliyesinin durumu kredi notu artışında güçlü ana unsur. Türkiye’nin güçlü bankacılık sistemi kredi notunu destekliyor"” ifadelerine yer vermişti.
Bakan Çağlayan Eleştirmişti.
Geçen sene Fitch'in piyasaları etkileyen cari açık raporu sonrası Bakan Zafer Çağlayan, kuruma sert eleştiriler yönelterek şunları kaydetmişti:
“Fitch yine Fitch’liğini yapmış. Biliyorsunuz bunların artık kredibilitesi sarsıldı. Kredi derecelendirme kuruluşları en yüksek notlarını İrlanda’ya vermişti. Bunlarında itibar sınavından geçemediği kaybettiği bir dönemdeyiz. Biz de aynı şeyi diyoruz. Cari açık ihmal edilmeyecek olan bir şey. Üzerinde durulmayacak bir şey değil. Yaz başındaki ithalattaki yoğunlaşmanın biraz daha azalmasından dolayı önümüzdeki aylarda cari açığın etkisi ilk 6 ayda görülenden daha az olacak. Onunu için Ficth bu konudaki değerlendirmeyi böyle yapmış olabilir. Ben o değerlendirmeye katılmıyorum. Bunu söylerken de çok iyi pozisyondayız demek için söylemiyorum.”
The Lira
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
kredi derecelendirme,
krediler,
suriye toleransı
7 Kasım 2012 Çarşamba
Büyük Firmalar Daha Ucuza Borçlanabilecek
Murat Yalçıntaş, Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu BBB-'ye getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviye olan BBB-'ye getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yalçıntaş, not artışının faiz maliyetlerini indirirken; TL'nin değerlenme riskini de beraberinde getireceği uyarısında bulunmayı da ihmal etmedi.
Fitch'in Türkiye ile ilgili kararını yerinde bulan Yalçıntaş, "Bir defa faiz maliyetleri gerileyecek. Bundan böyle Türkiye'de finans kurumları ve büyük firmalar 5-10 sene vade ile daha ucuza borçlanabilecek. Yine Türkiye'ye gelen hem doğrudan yabancı yatırım hem de portföy yatırımları daha da artacak. Sıfırdan doğrudan yatırım yapacak şirketler bu kredi notlarına çok bakıyorlar. Bu anlamda yabancı yatırımcıların Türkiye'ye bakışları değişecek." dedi.
Yalçıntaş, yatırım yapılabilir ülke haline gelen Türkiye'nin dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinin dikkatini çekeceğini aktardı. Bunların tamamının Türkiye'ye gelmek durumunda kalacağını vurguladı.
Karar 2 Sene Evvel Alınmalıydı
İTO Başkanı, "Türkiye, 2008'den itibaren devam eden bunalımda kredi notu yatırım yapılabilir seviyede bulunan pek ülkeden daha iyi performans ortaya koydu. Fitch'in not artışı geç gelen bir karar. 2 sene evvel olmalıydı." yorumunu yaptı.
Murat Yalçıntaş, kredi notu artışının faiz maliyetini indirirken; TL'nin değerlenme riskini de beraberinde getirdiğini bildirdi. Yalçıntaş, bu riske karşı Merkez Bankası'nın daha proaktif olacağını da ekledi.
ekoayrinti
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz manipülasyonu,
faizler,
kredi derecelendirme,
kredi notu,
krediler
Kredi Notu Artışının Etkileri
Fitch'in son not arttırımına rağmen Türkiye'nin kredi notu, ekonomisi zayıf birçok ülkenin halen gerisinde duruyor
Ekonomi çevrelerinde bir süredir kredi derecelendirme kurumu Fitch'ten beklenen not artışı nihayet geldi. Fitch yaptığı açıklama ile Türkiye'nin BB+ olan kredi notunu BBB-'ye çekerek "yatırım yapılabilir seviyeye" yükselttiğini duyurdu.
Türkiye ekonomisine dair son birkaç yıldır yapılan tartışmaların ana eksenini, Türkiye verilen kredi notlarının düşüklüğü ve bir türlü yükseltilmemesi oluşturuyordu. Çünkü kriz hengâmesi içinde debelenen ve makro ekonomik dengeleri alt üst olan birçok ülkenin notu Türkiye'nin çok üzerindeydi.
Türkiye'nin Kredi Notu Hak Ettiği Noktada mı ?
Fitch'in bu son not artırımı ile aradaki farkın kapanmadığını, Türkiye'nin kredi notunun, ekonomisi zayıf birçok ülkenin halen gerisinde olduğunu belirtelim.
Fitch'in, Türkiye ile aynı kredi notunu verdiği ülkelerin aşağıdaki listesine baktığımızda bunu net olarak görebiliyoruz...
Fitch'in, Türkiye ile aynı kredi notunu (BBB- yatırım yapılabilir) verdiği ülkeler:
Hindistan, İzlanda, Hırvatistan, Bulgaristan, Letonya, Romanya, Fas, Tunus, Endonezya, Azerbaycan, Kolombiya, Namibya, Kosta Rika. Belki de bu listeyi yorumsuz vermeliydik...
Sonuç itibariyle; 1994 yılından bu yana notu hep yatırım yapılabilir seviyenin altında olan Türkiye, Fitch'in bu son not artırımıyla birlikte, 18 yıl aradan sonra yeniden yatırım yapılabilir ülke konumuna yükselmiş oldu...
Peki Bundan Sonra Ne Olacak
Bu not artırımı, yani 18 yıl aradan sonra "yatırım yapılabilir" ülke notuna kavuşmamızın etkileri neler olacak? Not artırım haberiyle Türkiye zafer sarhoşluğuna erken mi başladı? Ekonomi üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri neler olabilir? Kısaca bunlara değinmeye çalışalım:
Olumlu Yönler
Türkiye'nin notunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilmesi şüphesiz çok önemli bir gelişmedir. Bundan sonraki süreçte, uzun yıllardır Türkiye'ye giriş yapamayan büyük fonların giriş yapmaları sağlanacaktır. Çünkü birçok uluslararası fonun bir ülkeye girebilmesi için, yatırım yapılabilir seviyede nota sahip olması gerekmektedir. Bu şart, ilgili fonların birçoğunun yatırım tüzüğünde yer almaktadır. Bu şartın "kısmen" bertaraf olmasıyla birilikte; Türkiye'ye giren doğrudan ve dolaylı sermaye miktarında artış yaşanacaktır.
Kamu ve özel sektör dış kaynak finansmanında, gerek maliyet ve vade açısından, gerekse kaynak büyüklüğünü artırma açısından avantaj sağlayacaktır. Not artışı sonrası; yurt dışından daha uzun vadede, daha büyük miktarda ve daha düşük maliyetle borçlanma avantajı sağlanacaktır.
Böylece artan yurt dışı kredi imkânı, yurt içi kredi piyasalarına da yansıyacak düşen kredi faizleri nedeniyle kredi kullanımı yükselişe geçecektir. Özellikle konut piyasasında düşen faizler nedeniyle yeniden bir canlanma yaşanabilir.
Tüm bu etmenlerin sonucunda: yabancı sermaye girişi hızlanacak, döviz fiyatları baskı altında kalacak, ithalat artacak, faizler düşecek ve kredi maliyetleri düşerken kredi kullanımı artacaktır...
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kredi notu artışının olumlu etkilerinin yanında, oluşacak yeni ortamın bir takım sakıncalı sonuçları olabilir. Burada da ekonomi yönetimine, özellikle de merkez bankasına büyük görevler düşmektedir...
Ülkeye giren yüksek miktarlı döviz nedeniyle kurlar baskı altında kalırken, döviz fiyatları nedeniyle ucuzlayan yabancı mallar ithalatımızı artırır, Türk Lirasının yabancı paralar karşısında güçlenmesi ihraç mallarımızın dış âlemde fiyatını yükseltir. Tüm bunların sonucunda da Türkiye yeniden yüksek "cari açığın" pençesine düşer.
Portföy yatırımları (sıcak para) miktarında yüksek artışlar yaşanabilir. Türkiye sıcak paranın yakıcı, yıkıcı etkisini geçtiğimiz yıllarda yaşayan bir ülkedir. Dolayısıyla ülkeye giren sıcak paranın, çıkış senaryosunun da çok iyi planlanması gerekmektedir.
Yapılan akademik çalışmalarda kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltilen ülkelere iki kanaldan belirgin sermaye girişi olduğu saptanmıştır. Bunlar; portföy yatırımları ve kredi kanallı giren sermayelerdir. Bu listede kalıcı yabancı yatırım anlamına gelen "doğrudan yatırımın" olmaması oldukça önemlidir. Yani gelecek olan paranın büyük kısmı üretime değil, ranta gelecek olan sıcak paradır. Ve bu sıcak para iyi yönetilmelidir...
Tüm bunların yanında, bazı uluslararası fonlar için tek bir derecelendirme kurulusunun yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmesi yeterli olmamaktadır. Bu fonların bir ülkeye yatırım yapabilmeleri için en az iki kurumun yatırım yapılabilir seviyede not vermesi gerekmektedir. Dolayısıyla yukarıda ana hatlarıyla, kabaca çizmeye çalıştığımız senaryonun gerçekleşme durumu, başka bir kurumunda aynı notu verme sürecine kadar "kademeli" olarak gerçekleşecektir.
Dünya Bülteni
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
fitch,
kredi derecelendirme,
kredi derecelendirme kuruluşu,
kredi notu,
krediler
6 Kasım 2012 Salı
Yurtiçi ve Yurtdışı Piyasalarda Bugün
Piyasalar dün, Çin ve ABD cephesinden gelen, küresel ekonomideki toparlanmayı işaret eden makroekonomik veriler eşliğinde artan risk iştahı ile birlikte alıcılı bir gün geçirmişti. 13 Eylül'den bu yana % 1.04 yükselişle en hızlı çıkışını kaydederek günü sonlandıran Dow Jones‘taki hareket dikkat çekiciydi. Yeni günde, ABD cephesinde 125 bin kişilik artış beklentisiyle tarım dışı istihdam ve % 7,9’a yükselmesi beklenen işsizlik oranı verileri izlenecekler arasında yer alıyor. Yunanistan’da emeklilik reformunun anayasaya aykırılığına dair çıkan mahkeme kararı, Avrupa cephesinde sınırlı baskıya neden olurken, Avrupa yatay bir açılışla güne merhaba dedi.
İMKB cephesinde, dün tüm zamanların en yüksek TL seviyesinde kapanışı ve bu kapanışın 2,9 milyar TL gibi bir hacimle desteklenmesi dikkat çekiciydi. Yeni güne, Rekabet Kurumu'nun incelemeleri sonucunda 12 bankanın kredi kartları faizleri dâhil, çok sayıda kredi türünde faiz oranlarını ortak hareket ederek belirledikleri kanaatine varması haberiyle başlayan İMKB'de, gösterge endeksi 72,513 puandan açıldı. Bankalara ilişkin haber akışı sınırlı satış baskısına neden olurken, İMKB Bankacılık endeksinde kayıplar %1’e yaklaşmış durumda.
TL dolar karşısında güne yatay bir açılışla 1,7890 seviyesinden başlarken, Troyka heyetinin direttiği emeklilik reformunun Yunanistan’da yasalara aykırılığı kararı euroyu baskı altına aldı.Euro/Dolar bu sabah 1,2900 civarında seyrediyor.
Gösterge tahvilin bileşik faizi güne dünkü kapanış seviyesi olan %7.02’den başladı. Tahvil cephesinde 5.günde de düşüş sürüyor.
Rekorunu tazeleyen İMKB cephesinde bir düzeltme gelir mi, gelirse hangi seviyelerden gelir, şeklindeki soruya, Akbank’tan Şahin Zulu, "İMKB şu ana kadar çok yüksek bir performans gösterdi. TL bazında yeni rekorları ardı ardına kırıyoruz. Son 2 günde özellikle endeksin bir miktar yavaşladığını görüyoruz ama bunda 3 tane haberin piyasalar tarafından beklenmesi var:ABD Tarım Dışı istihdam, ABD Başkanlık seçimleri ve 8 Kasım Fitch Türkiye toplantısı.İMKB’deki hareketin devam edip etmeyeceğini özellikle önümüzdeki haftaki gelişmeler belirleyici olacak. Her ne kadar TL seviyesinde İMKB’de rekor seviyesinde olsak da, dolarbazında rekor seviyelerinin % 20 altındayız. Endeksteki yükseliş finansal hisseler öncülüğünde gerçekleşti. Sanayi hisselerine, İMKB 100’ün geneline yayıldığını görmedik. Bu hisselerdeki düşük hacim ve İMKB 100’ün geneline yayılan alımların eksikliği, İMKB’deki hızlı yükselişin gücü konusunda bende soru işaretleri yaratıyor. Hızlı kar satışları gelme olsalığının ihtimaller dâhilinde olduğunu da hatırlatalım" şeklinde yanıt verdi.
Bloomberght
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
abd,
çin,
fitch,
imkb,
kredi derecelendirme,
krediler,
rekabet kurumu
Bakan Şimşek Not Artışı Faiz Oranlarını Düşürür Yabancı Yatırımı Artırır
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesine yükseltti.
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesine yükseltti. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yükselişin risk algısına olumlu etki ederek faiz oranlarını düşüreceğini müjdeledi.
Mehmet Şimşek, "Kredi notumuz, 20 yıldan bu yana tekrar yatırım yapılabilir seviyeye yükselmiş oldu. 90'lı yılların Türkiye ekonomisine getirdiği tahribat kredi notumuza yansımıştı; ancak AK Parti hükümetleri döneminde sağlanan siyasi ve makroekonomik istikrar sayesinde ekonomimiz yeniden yatırım yapılabilir seviyeye yükselmiş oldu." dedi.
Türkiye'nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyesine çıkması ile ülkeye giren küresel sermayenin de artacağına dikkat çeken Maliye Bakanı, "Not artırımının gerçekleştiği ülkelerde iki yıllık süreçte portföy ve doğrudan yabancı yatırımlar ortalama Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH)'nın yüzde 4'ü kadar artıyor. Bu çerçevede; kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çekilmesi büyüme tahminlerimizi destekleyecek; hatta büyüme performansımızı artıracaktır." şeklinde konuştu.
Sondakika.com
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
kredi derecelendirme,
kredi notu,
krediler
22 Ekim 2012 Pazartesi
Türkiye'nin Notu Niye Yükseltilmiyor?
Türkiye'nin dış borçlarını ödeme yeterliliğini gösteren döviz üzerinden ülke notu hâlâ değiştirilmedi ve bu not hâlâ "yatırım yapılamaz" seviyede tutuluyor.
Batmış İzlanda, bankalarını kurtarmak için 100 milyar euro bekleyen İspanya, AB yardım etmediği takdirde ekonomileri çökecek olan Romanya, Bulgaristan ve gene AB Merkez Bankası tahvil alımlarına destek vermezse hemen batacak olan İtalya, Portekiz, İrlanda gibi ülkeler not sıralamasında hâlâ Türkiye'nin üzerinde.
Peki kredi derecelendirme kuruluşları ya da halkın notçu dediği kuruluşlar Türkiye'nin notunu niye yatırım yapılabilir seviyeye getirmiyorlar?
Getirmiyorlar, çünkü Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye gelmesini ve Türkiye'de faizlerin gerilemesini istemiyorlar.
Getirmiyorlar, çünkü sıfır faizli doğrudan yatırımların zor durumda olan Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan, İrlanda gibi ülkelere yönelmesini istiyorlar.
Getirmiyorlar, çünkü Türkiye'den yüksek faiz alarak beslenen faiz lobisinin kazançlarının azalmasını istemiyorlar.
Notçuların Türkiye'nin notunu ne karşılığında artırmadıklarına gelelim bir de...
Bu notçu kuruluşlar Türkiye'nin notunu artırmamak için rüşvet alıyorlar. Nasıl böyle kesin bir değerlendirme yapabiliyoruz diye sorarsanız... Yapıyoruz çünkü 14 Temmuz 2012 tarihli The Guardian gazetesi, Moody's'in nasıl ısmarlama derecelendirme yaptığını açıkladı.
Josephine Mouldus'un haberine göre, Morgan Stanley, pazarladığı konut kredilerine dayalı menkul kıymetleri olduğundan daha iyi derecelendirmesi için Moody's'e rapor düzenletti. Söz konusu sahte rapor şöyle hazırlanmıştı: Cheyne Finance isimli Londra'da çalışan bir kuruluş, düşük gelir gruplarının kullandığı 3.4 milyar dolarlık konut kredilerine dayalı olarak menkul kıymet çıkarıyor.
Bu menkul kıymetleri pazarlayan Morgan Stanley'in isteği üzerine notçular, hak etmediği halde bu kâğıtlara "yatırım yapılabilir" notu veriyorlar. Sonra bu derecelendirmeye bakarak menkul kıymetleri satın alanlar da senetlerinin bedelleri ödenmeyince tabii mahkemeye gidiyorlar.Araştırmalar sonunda, söz konusu menkul kıymetleri pazarlayan Morgan Stanley'in analistinin, menkul kıymetlerin yatırım yapılabilir olduğuna ilişkin Moody's'in düzenlediği raporu yatırımcılara gönderdiği elektronik postalar mahkemenin eline geçti. Kısaca rüşvet alarak notçu kuruluşun bir yatırım aracını olduğundan iyi gösterdiği ispatlandı.
Ortaya çıkarılan bu gerçekler ve bilgiler ışığında, Türkiye'den haksız yüksek faiz elde etmek isteyen faiz lobisinin vereceği rüşvetle Türkiye'nin notunun da düşük tutulduğu ileri sürülebilir.
Hatta doğrudan yabancı yatırımların Türkiye'ye gelmesini engelleyip başka ülkelere kaydırılması için notçu kuruluşların rüşvet aldığını ileri sürmek pek de yanlış olmaz. Çünkü Türkiye'nin notu yatırım yapılabilir seviyeye gelince bekleyen 50 milyar dolarlık doğrudan yatırımın Türkiye'ye hızla gelmesi söz konusu oluyor. İşte bunu bazıları istemiyor.
Şimdi tabii hemen şu soruyu sormak lazım.Faiz lobisinin ve notçuların Türkiye ekonomisine eleştiri olarak getirdiği "aşırı ısınma!" soğutuldu. Hatta fazlaca soğuma oldu. Soğuma nedeniyle ortaya çıkan bütçe gelirlerindeki kayıp yeni vergi artışlarıyla giderildi. Notçuların öngörüsünün tam aksine, ihracat azalacağına çoğaldı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 54'ten yüzde 64'e yükseldi. Cari açık hızla kapanmaya başladı.
Gördüğünüz gibi notçuların istediği her şey yapıldı ama acaba niye hâlâ Türkiye'nin notunu artırmıyorlar?
Artırmıyorlar çünkü, yazının başında da söylediğimiz gibi, not arttığı takdirde Türkiye'ye hızla gelecek 50 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişinin gerçekleşmesini istemiyorlar. Bu paranın başka ülkelere yönelmesini istiyorlar. Hizmetlerinin karşılığında rüşvetlerini de alıyorlar tabii. Oysa Türkiye'nin ülke notu Polonya'nın bulunduğu A seviyesinde olmalı.
Niye derseniz... Çünkü Polonya'nın genel kamu açığının milli gelirine oranı yüzde 5.1, kamu borç yükü ise yüzde 56.3 düzeyinde bulunuyor. Türkiye'nin genel kamu açığının milli gelire oranı ise yüzde 1.6, borç yükü de yüzde 36.5.
Büyüme ve istihdam oranlarında da Türkiye, Polonya'dan oldukça iyi durumda. Polonya'nın büyüme hızı yüzde 2.4, Türkiye'nin yüzde 3.2, işsizlik Pol""onya'da yüzde 12.5, Türkiye'de 8.4. Türkiye'nin 2013 hedeflerinde genel kamu açığının milli gelire oranı yüzde 1.5, borç yükü yüzde 35 olarak öngörülüyor.
Anlayacağınız, Türkiye'nin ekonomide rakamları Polonya'dan çok daha iyi olduğu halde Türkiye'nin notunun yatırım yapılamaz seviyede tutulmasının hiçbir haklı gerekçesi yok. Her şey ne kadar açık değil mi?
Notun düşük tutulması, Türkiye insanını soymaktan başka bir girişim değil. Düşük notun başka hiçbir gerekçesi yok.
Sabah
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
faiz oranları,
faizler,
konut kredileri,
kredi derecelendirme,
krediler
20 Ekim 2012 Cumartesi
Hazine’den Daha Ucuza Borçlandı
Bu ihraçla yatırımını daha ucuza finanse edebilecek ‘Yatırım yapılabilir’ kredi notuna sahip tek Türk şirketi olan Anadolu Efes, uluslararası piyasalardan Türk Hazinesi’nden daha ucuza borçlandı.
Anadolu Efes’in 10 yıl vadeli 500 milyon dolarlık tahvil ihracında faiz, ABD tahvilinin 175 baz puan üzerinde oldu. Hazine Şubat ayında 10 yıllık ihraçta ABD tahvilinin 377.5 baz puan üzerinde borçlanmıştı.
Kredi notu ‘yatırım yapılabilir’ seviyede olan tek Türk şirketi olan Anadolu Efes, kısa süre içinde tamamlanacak 10 yıl vadeli eurobond ihracı ile Hazine’nin benzer vadedeki ihracından daha düşük bir maliyetle uluslararası piyasadan borçlandı. Analistler, Türkiye’de ilk defa bir şirketin kendi hazinesinden daha ucuz maliyetle uluslararası borçlanma gerçekleştireceğini belirtirken bunun şirketin çeşitlendirilmiş iş yapısı ve mevcut global konjonktür ile ilgili olduğunu söyledi.
Azalan cari açığa paralel, kredi notu artırımı beklentileri gündeme gelen Türkiye, diğer gelişmekte olan piyasalara göre öne çıkarken bu durum Türk bankalarının son dönemde yoğunlaşan yurt dışı tahvil ihraçlarına talebin çok kuvvetli olmasını sağlıyor. Bankacıların verdiği bilgiye göre, Anadolu Efes’in 10 yıl vadeli 500 milyon dolarlık eurobond ihracında nihai getiri ABD tahvilleri artı 175 baz olarak belirlendi.
Getirisi Yüzde 3.55
Hazine Müsteşarlığı ise son Şubat ayında 16 Şubat 2012’de ihraç ettiği 10 yıllık ihraçta yatırımcıya getiri ilgili ABD tahvili artı 377.5 baz puan olmuştu. Bugün ise ilgili tahvil yüzde 3.60 civarında yani ilgili ABD tahvili artı 186 baz puandan işlem görüyor. Anadolu Efes’in ise yaklaşık getirisi yüzde 3.55 olacak. Londra’dan üst düzey bir bankacı “İhraçta seviye (maliyet) oldukça başarılı. Bir şirketin maliyet olarak Hazine’nin altında borçlanabilmesi oldukça büyük bir başarıdır” dedi ve ekledi: “Ben şahsen Türkiye’den başka şirketlerinde bu denli başarılı borçlanmalar gerçekleştirebileceğini düşünüyorum.”
Bank of America-Merrill Lynch, JP Morgan, HSBC ve RBS’in yetkilendirildiği ihraçta ilk getiri beklentisi ise ilgili vadedeki ABD Hazine tahvili artı 225 baz puan olarak açıklanmış ancak kademeli olarak aşağı çekilerek nihai getiri ABD tahvili artı 175 baz puan olarak belirlenmişti.
Düşük maliyetli ihracın şirketin yatırımlarının finansmanında ve dolayısıyla net kârında uzun vadeli olumlu yansıması bekleniyor. İş Yatırım Analisti Esra Suner, “Ucuza borçlanması olumlu şirket için. Anadolu Efes bu ihraçla yatırımını daha ucuza finanse edebilecek. Bu da şirketin net kârını olumlu etkiler” diye konuştu. Anadolu Efes’in ihracında getirinin yüzde 3.55 olması beklenirken bu hafta ihraca çıkan Akbank’ın aynı vadeli eurobondunda getiri yüzde 5.13 olmuştu. Garanti Bankası ihracı ise yüzde 4.60’tan işlem görüyor.
Yatırım Yapılabilir Olmanın Avantajı
Bankacılara göre şirketin Hazine’den daha ucuz borçlanabilmesinde yatırım yapılabilir bir kredi notuna sahip olması da önemli bir rol oynuyor. Garanti Yatırım Stratejisti Tufan Cömert, “Anadolu Efes’in ihracında getiri yaklaşık 3.55 Hazine’nin aynı vadedeki tahvilleri ise yüzde 3.60-3.65 dolayısıyla maliyet Hazine’nin altında. Çok uzun süredir devletin önüne geçebilen bir ihraç görmedik. Türkiye’nin kredinin notunun yabancılara çok bir şey ifade etmediğini gösteriyor bence bu. Bir de şirketler (Hazine’den) artık daha güçlü olabiliyor. Yatırımcılar portföyünü çeşitlendirmiş şirketlerin ihraçlarında ülke hazinesinden daha düşük faizlere razı oluyorlar. Bu küresel bir trend. Bu talep yeni çıkacak eurobondlara da devam edecektir. Tüpraş da benzer bir getiri sağlayabilir bence” dedi.
Uzun Vadeli Notu Baa3
Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s geçtiğimiz günlerde Anadolu Efes’in uzun vadeli kredi notunu “Baa3” görünümünü ise “Durağan” olarak tayin etti. Şirket tarafından KAP’a 11 Ekim’de yapılan açıklamada, “Bu not şirketin Türkiye pazarında toplam satış hacmindeki yaklaşık yüzde 85 pazar payıyla lider pozisyonda olmasını, SABMiller’ın Rusya operasyonlarıyla birleşme sonrası Rusya’da daha güçlü pozis- yona gelmesini ve sinerji yaratma potansi- yelinin yanısıra bira operasyonlarının makul seviyede olmasını yansıtıyor” denilmişti.
Vatan Gazetesi
En Uygun Konut Kredisi Hangi Bankada? Bankaları Karşılaştırın.
Etiketler:
anadolu efes,
kredi derecelendirme,
kredi notu,
krediler
10 Ekim 2012 Çarşamba
Moody's Kredi Notunu Artırma Kriterlerini Açıkladı
Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Kıdemli Analisti Sarah Carlson, “Türkiye, yapısal olarak cari açığı düşürmek, döviz rezervlerini artırmak ya da özel sektörün dış borcunu azaltmak suretiyle, dışsal kırılganlıklarını azaltma konusunda ilerleme kaydederse Moody's Türkiye'nin kredi notunu yükseltmeyi değerlendirecektir” dedi.
Carlson, Türkiye'nin notunun pozitif görünüm taşıdığını söyledi. Moody's'in beklentisini yansıtır şekilde kamu maliyesi ve dış şoklara direncin, Türkiye'nin mali ve makro-ekonomik direncini artırmaya devam edeceğini belirten Carlson, olumlu kamu maliyesi verilerini anımsatarak, ileriye bakıldığında yatırım notundaki bir artışın muhtemelen Türkiye'nin yapısal olarak ödemeler dengesindeki şoklara dirençli olmasına bağlı olacağını ifade etti. Türkiye'nin dinamizmi ile Avrupa ve Orta Doğu'daki iktisadi etkileri gibi dikkate değer iktisadi güçlerinin olduğunu dile getiren Carlson, hükümetin finansal istikrarının da Türkiye için bir avantaj olduğunu vurguladı. Büyüme Yurt İçi Talepten Uzak ve Net İhracat Doğrultusunda Yeniden Dengelenecek
Ödemeler dengesindeki şoklara karşı daha kuvvetli bir direncin Türkiye'nin yatırım notu kazanmasının ön koşulu olduğunu aktaran Carlson, “Türkiye, yapısal olarak cari açığı düşürmek, döviz rezervlerini artırmak ya da özel sektörün dış borcunu azaltmak suretiyle, dışsal kırılganlıklarını azaltma konusunda ilerleme kaydederse Moody's Türkiye'nin kredi notunu yükseltmeyi değerlendirecektir” ifadelerini kullandı Moody's'in 2011'de yüzde 8,5 olan Türkiye'nin gayri safi yurt içi hasılasının belirgin bir düşüşle 2012'de yüzde 3'lere kadar gerileyeceğini öngördüğünü anlatan Carlson, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Görünen o ki, büyüme yurt içi talepten uzak ve net ihracat doğrultusunda yeniden dengelenecek. 2012'nin ilk çeyreğinde net ihracat yine büyümenin arkasındaki temel destekçi oldu. Buna karşın yurt içi talebin ve özellikle özel sektör tüketiminin katkısı oldukça zayıftı. Bu bir ölçüde sıkı kredi koşullarının bir neticesiydi. Daha zayıf büyüme ve 2011'deki vergi barışının yaşanmayacak olması bir miktar kamu açığını beraberinde getirecektir. Ancak ana dengenin yine de artıda kalması ve borçların düşüşünü sürdürmesi bekleniyor.”
Etiketler:
kredi derecelendirme,
kredi notu,
krediler,
moody's
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







